Bir varmış, bir yokmuş. Denize bakan küçük bir evde minik bir penguen yaşarmış. Sahilde düzgün taşlar toplamayı, kumdan yollar yapmayı pek severmiş. Bir gün bahçedeki ıslak toprağa uzun bir yol çizmiş. Yolun kenarına taşlar dizmiş, ortaya da küçük bir köprü kurmuş. Oyun bittiğinde ayakları ve karnındaki beyaz tüyler çamura bulanmış.
Annesi kapıdan seslenmiş. “Banyon hazır.” demiş. Minik penguen önce karnına, sonra evin açık kapısına bakmış. İçeri girmiş ama banyoya yönelmek yerine masanın arkasına saklanmış. Annesi onu aramaya çıktığında yalnızca iki küçük ayak görünüyormuş. “Burada bir penguen var mı?” diye sormuş. Masanın ardından ince bir ses gelmiş. “Var ama banyo yapmak istemiyor!”
Annesi masanın yanına oturmuş. “Banyoda seni rahatsız eden bir şey mi var?” diye sormuş. Minik penguen başını uzatmış. “Geçen sefer yüzüme su geldi. Gözlerimi açamadım.” demiş. Sonra biraz daha alçak sesle eklemiş. “Bir de yıkanırken ne zaman biteceğini bilmiyorum.” Annesi onu dinlemiş. “Bu kez ne yapacağımızı önceden konuşabiliriz.” demiş.

Birlikte banyonun kapısına kadar gitmişler. Annesi yumuşak bezi ve havluyu göstermiş. “Yüzünü bu nemli bezle silebiliriz. Vücudunu yıkarken de sıradaki işi sana söylerim.” diye anlatmış. Minik penguen kapının yanında beklemiş. Henüz küvete girmek istemiyormuş. O sırada suyun üzerinde duran beyaz köpükleri fark etmiş. Aralarından oyuncak ördeğinin sarı gagası görünüyormuş.
“Ördeğim orada ne yapıyor?” diye sormuş minik penguen. Annesi oyuncak ördeği eline almış. Başına biraz köpük konmuş. “Galiba kendine bir şapka bulmuş.” demiş. Minik penguen dikkatle bakmış. Köpük şapka yana doğru eğilmiş, sonra ördeğin gagasına kaymış. “O şapka çok büyük!” diye gülmüş. Kapıdan bir adım içeri girmiş.
Annesi geniş bir kabın içine biraz köpüklü su koyup önüne bırakmış. Minik penguen kanadının ucuyla köpüğe dokunmuş. Bir parça köpüğü kaldırınca altından küçük kabarcıklar sarkmış. “Bu da buluta benziyor.” demiş. Oyuncak ördeği kabın kenarına yerleştirip başına minicik bir köpük kondurmuş. Bu kez şapka düşmemiş. Minik penguen memnuniyetle gülümsemiş.

Bir süre sonra küvete bakmış. “Orada daha çok bulut var.” demiş. Annesi başını sallamış. “İstersen ördeğinin yolculuğunu orada sürdürebiliriz.” Minik penguen önce suya dokunmuş. Annesinin kontrol ettiği su ılıkmış. Onun yardımıyla, içinde az su bulunan küvete girip oturmuş. Annesi hemen yanında kalmış. Oyuncak ördek de köpüklerin arasındaki yerini almış.
Minik penguen köpükleri bir araya getirerek ördeğinin önüne kocaman bir dağ yapmış. Fakat dağın tepesi yavaşça çökmüş. “Dağım küçülüyor!” diye seslenmiş. Biraz eğilip bakınca köpüğün uzun bir kuyruğa benzediğini görmüş. “Şimdi de balık oldu!” demiş. Ördeği köpük balığının çevresinde gezdirmiş. Her dokunuşunda başka bir şekil çıkması pek hoşuna gitmiş.
Annesi yumuşak bezi eline almış. “Şimdi karnındaki çamuru temizleyelim mi?” diye sormuş. Minik penguen başını sallamış. Karnı temizlenince sıra ayaklarına gelmiş. O da bir ayağını hafifçe kaldırmış. “Bu ayak bugün bütün yolları dolaştı.” demiş. Annesi gülümsemiş. “Öteki de ona eşlik etmiş olmalı.” diye karşılık vermiş. Sonra yüzünü, konuştukları gibi nemli bezle usulca silmiş.
Yıkanması bitince annesi durulanma zamanının geldiğini söylemiş. Minik penguen, oyuncak ördeğini küvetin kenarına koymuş. Üzerindeki köpükler suyla akarken onları izlemiş. “Bulutlar dağılıyor.” diye mırıldanmış. Annesi son köpükleri de durulamış. Ardından onu küvetten çıkarıp büyük havlusuna sarmış. Minik penguen, havlunun içinden yalnızca gagası görününce kıkırdamış. “Şimdi ben de bir bulut oldum!”

Kurulanıp temiz giysilerini giydikten sonra oyuncak ördeğini de bezle silmiş. Onu banyodaki rafına yerleştirirken bir an durmuş. “Bir dahaki sefer daha küçük bir şapka yapacağım.” demiş. Sonra annesine dönmüş. “Ama yüzümü yine bezle silelim, olur mu?” diye sormuş. Annesi onu kucaklamış. “Olur.” demiş. Minik penguen rahatça içini çekmiş; bir sonraki köpük oyununu düşünerek odasına yürümüş.
Gökten üç elma düşmüş: Biri köpüklerin arasında eğlenceli bir oyun keşfeden minik penguene, biri onu sabırla dinleyen annesine, biri de duygularını anlatıp yeni şeyleri denemeye cesaret eden bütün çocuklara.





