11+ Yaş Masalları5-6 Yaş Masalları7-8 Yaş Masalları9-10 Yaş MasallarıKlasik MasallarUyku MasallarıUzun Masallar

Altın Yumurtlayan Tavuk

Bu masal, sabrı ve elindekinin kıymetini bilmenin önemini anlatır.

Bir varmış, bir yokmuş. Uzak köylerden birinde, küçük bir kulübede yaşayan yoksul bir çiftçi varmış. Bu çiftçinin geniş tarlaları, dolu ambarları ya da sürülerce hayvanı yokmuş. Sahip olduğu birkaç tavuk, küçük bir sebze bahçesi ve çalışkan elleriymiş. Her sabah güneş doğmadan kalkar, tavuklarını yemler, bahçesini sular ve akşama kadar emek verirmiş.

Çiftçinin tavuklarının arasında beyaz tüylü, kırmızı ibikli bir tavuk varmış. Bu tavuk diğerlerinden pek farklı görünmezmiş. Ne daha büyükmüş ne de daha gösterişliymiş. Fakat bir sabah çiftçi kümese girdiğinde samanların arasında parlayan bir şey görmüş. Eğilip baktığında gözlerine inanamamış. Tavuğun yuvasında ışıl ışıl bir yumurta duruyormuş.

Çiftçi yumurtayı eline almış ve şaşkınlıkla, “Bu yumurta neden böyle parlıyor?” diye sormuş. Yumurtayı temizleyip dikkatle incelemiş. Bir süre sonra bunun sıradan bir yumurta olmadığını anlamış. Yumurtanın kabuğu saf altındanmış.

Çiftçi o gün altın yumurtayı kasabaya götürüp satmış. Kazandığı parayla evine yiyecek almış, eskiyen ayakkabılarını değiştirmiş ve tavuklarına bolca yem getirmiş. Akşam olduğunda mutlulukla, “Bugün şans yüzüme güldü. Buna şükretmeliyim.” demiş.

Ertesi sabah kümese girdiğinde aynı tavuğun yuvasında yine altın bir yumurta bulmuş. Bir sonraki gün de aynı şey olmuş. Günler geçtikçe tavuk her sabah bir altın yumurta vermeye devam etmiş.

Çiftçinin hayatı yavaş yavaş değişmiş. Önce kulübesinin kırık çatısını onarmış. Sonra yeni eşyalar almış. Artık pazara giderken para hesabı yapmak zorunda kalmıyormuş. Fakat sahip oldukları arttıkça çiftçinin düşünceleri de değişmeye başlamış.

Bir akşam altın yumurtalara bakarken kendi kendine, “Bu tavuk her gün bir altın yumurta veriyor. Demek ki içinde çok daha fazla altın olmalı.” diye düşünmüş.

Ertesi sabah yine bir yumurta bulmuş ama bu kez sevinmek yerine kaşlarını çatmış. “Her gün yalnızca bir tane beklemek zorunda mıyım? Tavuğun içindeki bütün altınları bir kerede alsam çok daha zengin olurum.” demiş.

Gün boyunca bu düşünce aklından çıkmamış. Önceleri sabırla beklediği her yeni günü artık gereksiz buluyormuş. Ona göre tavuk, büyük bir hazinenin kapısını üzerinde taşıyormuş.

Akşam olduğunda komşusu çiftçiyi görmeye gelmiş. Çiftçinin sürekli hesap yaptığını görünce, “Neden üzgün görünüyorsun? Her gün altın bir yumurtan oluyor. Bundan daha büyük bir şans olabilir mi?” diye sormuş.

Çiftçi, “Bir yumurta bana artık az geliyor. Tavuğun içinde kim bilir ne kadar altın vardır!” demiş.

Komşusu şaşkınlıkla başını sallamış. “Elindekinin değerini bil. Her gün sana verilen bir nimeti küçümseme. Fazlasını isterken sahip olduğundan da olabilirsin.” diye uyarmış.

Fakat çiftçi komşusunun sözlerini dinlememiş. Aklındaki tek şey, bir anda çok zengin olmakmış.

Sonunda sabırsızlığına ve açgözlülüğüne yenilmiş. Tavuğun içinde büyük bir altın hazinesi bulunduğuna öylesine inanmış ki açgözlülüğüne yenilip tavuğu kaybetmesine neden olacak bir davranışta bulunmuş. Fakat beklediği gibi büyük bir altın hazinesi bulamamış.

Çiftçi bir süre olduğu yerde donup kalmış. Sonra yaptığı büyük hatayı anlamış. “Ben ne yaptım? Her gün bana altın yumurta veren tavuğumu kendi ellerimle kaybettim!” diye haykırmış.

Ertesi sabah kümese gittiğinde artık samanların arasında parlayan bir yumurta yokmuş. Sonraki sabah da olmamış. Günler geçmiş ama altın yumurtalar bir daha hiç gelmemiş.

Üzgün çiftçi

Çiftçinin biriktirdiği paralar zaman içinde azalmaya başlamış. O ise her kümese girişinde yaptığı hatayı hatırlamış. Bir zamanlar her gün sahip olduğu küçük ama değerli kazancın kıymetini, ancak onu kaybettikten sonra anlayabilmiş.

O günden sonra çiftçi daha dikkatli ve sabırlı biri olmuş. Bir şey istediğinde hemen daha fazlasına sahip olmayı düşünmek yerine elindekinin değerini bilmeye çalışmış. Köydeki çocuklara da sık sık, “Açgözlülük insanın gözünü öyle karartır ki elindeki güzelliği bile göremez hâle gelir. Sabırla gelen kazanç, bir anda elde edilmek istenen servetten daha değerlidir.” dermiş.

Böylece çiftçi büyük bir serveti kaybetmiş olsa da hayatı boyunca unutmayacağı önemli bir ders kazanmış. Çünkü bazen insanın sahip olduğu şeyin değerini bilmesi, daha fazlasına sahip olmasından çok daha kıymetliymiş.

Masal Perisi

Masal Perisi, çocuklar için eğitici ve özgün içerikler üreten bir masal yazarıdır. Çocukların gelişim süreçlerini destekleyen, etik değerleri aşılayan ve hayal gücünü besleyen masallarıyla, ebeveynlere güvenilir ve kaliteli bir okuma kaynağı sunar.

İlgili Masallar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyicinizi devre dışı bırakarak bize destek olun!