3-4 Yaş Masalları5-6 Yaş Masalları7-8 Yaş MasallarıHayvan MasallarıUyku MasallarıUzun Masallar

Küçük Tavşanın İlk Okul Günü

Küçük tavşan, ilk okul gününde cesaret ve dostluğu keşfeder.

Bir varmış, bir yokmuş. Yemyeşil ağaçların, rengârenk çiçeklerin ve şırıl şırıl akan derelerin bulunduğu güzel bir ormanda küçük bir tavşan yaşarmış. Küçük tavşan, annesiyle birlikte sıcak ve sevimli bir yuvada otururmuş. Günlerini çimenlerin üzerinde koşarak, kelebekleri izleyerek ve arkadaşlarıyla oyun oynayarak geçirirmiş.

Günlerden bir gün annesi, küçük tavşana artık okula başlama zamanının geldiğini söylemiş. Küçük tavşan bu haberi duyunca önce çok sevinmiş. Yeni şeyler öğrenecek, kitaplara bakacak ve başka yavru hayvanlarla tanışacakmış. Fakat okulun ilk günü yaklaştıkça içinde küçük bir korku belirmeye başlamış.

O gece yatağına uzandığında uzun kulaklarını yastığının üzerine bırakmış ve annesine, “Ya okulda kimse benimle konuşmazsa? Ya öğretmenimin söylediklerini anlayamazsam?” diye sormuş. Annesi onun başını okşamış. “Yeni bir yere giderken biraz heyecanlanmak çok doğaldır. Yarın okula gittiğinde göreceksin, senin gibi heyecanlanan başka yavrular da olacak.” demiş.

Ertesi sabah küçük tavşan erkenden uyanmış. Annesi onun için havuçlu ekmek hazırlamış. Küçük tavşan kahvaltısını yaptıktan sonra çantasını sırtına takmış. Çantasının içinde birkaç kalem, küçük bir defter, beslenme kutusu ve annesinin hazırladığı havuçlar varmış.

Okula giden yol küçük tavşana o gün her zamankinden uzun görünmüş. Ormandaki kuşlar dallarda ötüyor, sincaplar ağaçtan ağaca sıçrıyormuş. Fakat küçük tavşan bunların hiçbirine dikkat edemiyormuş. Kalbi hızlı hızlı atıyormuş.

Bir süre sonra okulun önüne gelmişler. Okul, büyük meşe ağaçlarının arasında duran sevimli bir binaymış. Bahçede pek çok yavru hayvan varmış. Küçük kirpi annesinin yanında bekliyor, küçük sincap çantasının askısını düzeltiyor, küçük kaplumbağa ise çevresine sessizce bakıyormuş.

Küçük tavşan annesinin elini sıkıca tutmuş. “Sen de benimle içeri gelir misin?” diye sormuş. Annesi gülümsemiş. “Kapıya kadar seninle gelirim. Sonra sınıfına kendin girebilirsin.” demiş.

Küçük tavşan bir an duraklamış. Annesinin yanından ayrılmak hiç kolay değilmiş. Tam o sırada yanlarında duran küçük kirpinin de annesine sıkıca sarıldığını görmüş. Küçük tavşan, okuldan korkan yalnızca kendisi olmadığını anlayınca biraz rahatlamış.

Öğretmenleri olan baykuş kapının önünde durmuş ve yavruları karşılamış. “Hoş geldiniz çocuklar. Bugün hepimiz için güzel bir başlangıç olacak.” demiş.

Küçük tavşan annesine son kez sarılmış. Annesi, “Günün sonunda seni burada bekliyor olacağım.” deyince küçük tavşan derin bir nefes almış ve sınıfa doğru yürümüş.

Sınıfta küçük masalar, renkli kitaplar ve duvarlarda hayvan resimleri varmış. Küçük tavşan boş bir sıraya oturmuş. Birkaç dakika sonra küçük sincap yanına yaklaşmış. “Buraya oturabilir miyim?” diye sormuş. Küçük tavşan hemen başını sallamış. “Oturabilirsin.” demiş.

Baykuş, önce herkesin kendisini tanıtmasını istemiş. Sıra küçük tavşana geldiğinde tavşanın sesi biraz titremiş. “Ben küçük tavşanım. Koşmayı ve havuç yemeyi çok severim.” demiş.

Sınıftaki yavrular gülümsemiş. Küçük sincap, “Ben de koşmayı severim ama senin kadar hızlı koşamam.” demiş. Küçük tavşan da, “İstersen teneffüste birlikte koşabiliriz.” diye karşılık vermiş.

Bir süre sonra zil çalmış ve yavrular bahçeye çıkmış. Küçük tavşan ile küçük sincap birlikte koşmaya başlamışlar. Onlara küçük kirpi de katılmış. Üçü bir ağacın çevresinde dönmüş, yaprakların arasından geçen böcekleri izlemiş ve bol bol gülmüşler.

Teneffüs sona erdiğinde küçük tavşan artık sabahki kadar korkmuyormuş. Sınıfa döndüğünde baykuş onlara renkli kâğıtlar dağıtmış. “Bugün okulda sizi en çok mutlu eden şeyi çizin.” demiş.

Küçük tavşan düşünmeden kâğıdına üç yavru hayvan çizmiş. Biri uzun kulaklı bir tavşan, biri kabarık kuyruklu bir sincap, diğeri ise dikenli küçük bir kirpiymiş. Resmin üzerine de kocaman bir güneş yapmış.

Günün sonunda okul zili yeniden çalmış. Küçük tavşan çantasını alıp bahçeye koşmuş. Annesi söz verdiği gibi kapının önünde onu bekliyormuş.

Annesi, “İlk okul günün nasıl geçti?” diye sormuş.

Küçük tavşan neşeyle annesine sarılmış. “Önce biraz korktum ama sonra iki arkadaşım oldu. Öğretmenimiz çok iyi. Bir de resim yaptık!” demiş.

Küçük tavşan ve annesi sohbet ediyor

Eve doğru yürürlerken küçük tavşan sabah geçtiği yola yeniden bakmış. Aynı ağaçlar, aynı çiçekler ve aynı kuşlar oradaymış. Fakat bu kez yol ona hiç uzun görünmüyormuş.

Bir süre sonra annesine dönüp, “Yarın yine okula gidecek miyim?” diye sormuş.

Annesi gülümsemiş. “Elbette gideceksin.” demiş.

Küçük tavşanın kulakları sevinçle dikilmiş. “O zaman yarın biraz daha erken çıkalım. Arkadaşlarımı bekletmek istemiyorum!” demiş.

O günden sonra küçük tavşan okula her sabah biraz daha büyük bir cesaretle gitmiş. Yeni şeyler öğrenmiş, yeni arkadaşlar edinmiş ve zamanla okulun da yuvası kadar güvenli bir yer olabileceğini anlamış.

Çünkü küçük tavşan o ilk gün önemli bir şey öğrenmiş: Yeni başlangıçlar bazen insanın içine korku düşürür ama cesaret, korkmadan yürümek değil; korktuğu hâlde ilk adımı atabilmektir.

Masal Perisi

Masal Perisi, çocuklar için eğitici ve özgün içerikler üreten bir masal yazarıdır. Çocukların gelişim süreçlerini destekleyen, etik değerleri aşılayan ve hayal gücünü besleyen masallarıyla, ebeveynlere güvenilir ve kaliteli bir okuma kaynağı sunar.

İlgili Masallar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyicinizi devre dışı bırakarak bize destek olun!