Bir zamanlar yemyeşil ağaçların, rengârenk çiçeklerin ve küçük derelerin bulunduğu güzel bir ormanda birçok hayvan birlikte yaşarmış. Bu ormanda yaşayan tavşan, hızlı koşmasıyla ünlenmiş. Uzun kulaklarını geriye yatırıp koşmaya başladığında onu yakalamak neredeyse mümkün değilmiş. Tavşan da bu özelliğiyle övünmeyi çok severmiş. Ne zaman ağır yürüyen bir hayvan görse kendini tutamaz, hızından söz edermiş.
Aynı ormanda sakin, sabırlı ve çalışkan bir kaplumbağa da yaşarmış. Kaplumbağa hiçbir yere yetişmek için telaş etmezmiş. Küçük ama kararlı adımlarla yürür, başladığı işi bitirmeden geri dönmezmiş. Tavşan, kaplumbağanın ağır ağır ilerlediğini gördükçe ona takılırmış. Bir sabah yine karşılaştıklarında tavşan gülerek, “Sen böyle yürürsen akşam olmadan şu tepeye bile varamazsın!” demiş. Kaplumbağa tavşanın sözlerine kızmamış. Başını kaldırıp sakince, “Yavaş yürüyebilirim ama yolumdan vazgeçmem.” diye cevap vermiş.
Tavşan bu sözleri duyunca daha da neşelenmiş. “Benden hızlı olabileceğini mi söylüyorsun?” diye sormuş. Kaplumbağa, “Senden hızlı olduğumu söylemiyorum. İstersen yarışalım ve hangimizin önce varacağını görelim.” demiş. Tavşan böyle bir yarışın sonucundan hiç kuşku duymamış. “Pekâlâ! Bu yarış çok kısa sürecek!” diyerek teklifi hemen kabul etmiş.
Ormandaki hayvanlar yarış haberini duyunca büyük bir merakla toplanmışlar. Tilki, başlangıç çizgisini belirlemiş. Yarışın bitiş noktası ise ilerideki büyük meşe ağacının yanıymış. Tavşan ile kaplumbağa yan yana durmuş. Tavşan yerinde duramıyor, bir an önce koşmaya başlamak istiyormuş. Kaplumbağa ise gözlerini karşıdaki yola dikmiş ve sakin sakin beklemiş.
Tilki, “Hazır olun! Başlayın!” diye seslenince tavşan bir ok gibi ileri fırlamış. Birkaç saniye içinde kaplumbağadan öylesine uzaklaşmış ki dönüp baktığında onu görememiş bile. Kaplumbağa ise yarış başladığı anda ilk adımını atmış, ardından ikinci adımını ve sonra üçüncü adımını atmış. Ne hızlanmaya çalışmış ne de çevresindekilerle ilgilenmiş. Aklında yalnızca bitiş çizgisine ulaşmak varmış.
Tavşan epeyce ilerledikten sonra büyük bir ağacın gölgesine varmış. Arkasına bakmış ama kaplumbağayı yine görememiş. Kendi kendine, “Kaplumbağa buraya gelene kadar ben biraz dinlensem ne olur? Nasıl olsa birkaç sıçrayışta yeniden öne geçerim.” demiş. Serin çimenlerin üzerine uzanmış. Başlangıçta yalnızca kısa bir süre dinlenmek istemiş. Fakat rüzgâr yaprakları hafifçe sallıyor, kuşlar tatlı tatlı ötüyormuş. Tavşanın gözleri ağırlaşmış ve çok geçmeden derin bir uykuya dalmış.
Kaplumbağa ise yoluna hiç ara vermeden devam etmiş. Taşların yanından geçmiş, küçük çiçeklerin arasından yürümüş, yokuşları ağır ağır çıkmış. Yorulduğu zaman bile durmamış. “Bir adım daha atarsam hedefime biraz daha yaklaşırım.” diye düşünmüş. Bir süre sonra ağacın altında uyuyan tavşanı görmüş. Onu uyandırmamış, sadece sessizce yanından geçerek yoluna devam etmiş.
Saatler ilerledikçe kaplumbağa bitiş noktasına yaklaşmış. Yarışı izleyen hayvanlar onun geldiğini görünce şaşkınlıkla birbirlerine bakmışlar. Kaplumbağa hâlâ aynı sakinlikle yürüyormuş. Bitiş çizgisine yalnızca birkaç adımı kalmışken tavşan birden uyanmış. Güneşin gökyüzünde ilerlediğini görünce telaşla ayağa fırlamış.
Tavşan, “Eyvah! Ne kadar çok uyumuşum!” diyerek bütün gücüyle koşmaya başlamış. Ağaçların, çalıların ve taşların yanından hızla geçmiş. Bitiş noktasına yaklaşırken kaplumbağayı görmüş. Kaplumbağa son birkaç adımını atıyormuş. Tavşan daha da hızlanmış ancak artık çok geçmiş.

Kaplumbağa son adımını atarak bitiş çizgisini geçmiş. Ormandaki hayvanlar sevinçle onu alkışlamışlar. Tavşan birkaç saniye sonra yetişmiş fakat yarışı kaybetmiş. Başını öne eğmiş. Bu kez ne gülebilmiş ne de hızıyla övünebilmiş. Kaplumbağaya dönerek, “Seni küçümsediğim için yanılmışım. Çok hızlı olduğum için kesin kazanacağımı düşündüm ama yarış bitmeden kendimi kazanan ilan ettim.” demiş.
Kaplumbağa gülümseyerek, “Hızlı olmak güzel bir yetenektir. Ama başladığımız işi dikkatle sürdürmek de önemlidir. Ben yalnızca durmadan yoluma devam ettim.” demiş.
Tavşan o günden sonra yetenekleriyle övünmenin ve başkalarını küçümsemenin doğru olmadığını anlamış. Kaplumbağa ise her zamanki gibi sakin adımlarla yürümeye devam etmiş. Ormandaki hayvanlar da bu yarışı uzun süre unutmamışlar.
Çünkü bazen hedefe ulaşmak için en önemli şey herkesten hızlı olmak değil, sabırla ve kararlılıkla yoluna devam etmektir.





