11+ Yaş Masalları5-6 Yaş Masalları7-8 Yaş Masalları9-10 Yaş MasallarıUyku MasallarıUzun Masallar

Cimri ile Cömert

İyilik paylaşılır, cimrilik ise sonunda kaybettirir.

Bir zamanlar, uzak bir diyarda Cimri ile Cömert adında iki yol arkadaşı yaşarmış. Her ne kadar uzun yıllardır birlikte vakit geçirseler de karakterleri birbirinden oldukça farklıymış. Cömert, paylaşmayı seven, eli açık ve yardımsever bir insanmış. Cimri ise elindekini başkalarıyla paylaşmaktan hoşlanmayan, çıkarını her şeyden üstün tutan biriymiş.

Bir gün birlikte uzun bir yolculuğa çıkmaya karar vermişler. Gün boyunca yürümüşler; tepeleri aşmış, dereleri geçmişler. Akşam olup hava kararmaya başlayınca dinlenmek için bir yerde durmuşlar. Karınları da oldukça acıkmış. Bunun üzerine Cimri, azık torbasını karıştırıyormuş gibi yapıp arkadaşına dönerek, “Azık torbamın düğümü sıkışmış, bir türlü açamıyorum. Bu gece senin yiyeceklerinden yesek olur mu?” demiş. Cömert hiç tereddüt etmeden, “Elbette olur.” diye cevap vermiş. Sonra azığını çıkarıp ikisinin de karnını doyurmasını sağlamış.

Yolculukları birkaç gün daha sürmüş. Ancak bütün yiyeceklerini paylaşan Cömert’in azığı kısa sürede tükenmiş. Sıra Cimri’nin erzakına gelmişti. Fakat Cimri paylaşmak istememiş. Gece herkes uykuya çekildiğinde sessizce toparlanmış ve arkadaşını geride bırakarak kaçıp gitmiş.

Sabah uyandığında yalnız kaldığını gören Cömert, arkadaşının kendisini yarı yolda bıraktığını anlamış. Buna rağmen üzülüp yolundan dönmemiş. Tek başına yürümeye devam etmiş. Saatler ilerledikçe açlığı daha da artmış. Tam umudunu kaybetmeye başladığı sırada yol kenarında tek başına duran bir ev görmüş.

Kapıyı çalıp yiyecek istemeyi düşünmüş. Ancak kapıyı açan olmamış. Kapının aralık olduğunu fark edince içeri girmiş. Evde kimse yokmuş. Masanın üzerinde ise yeni pişmiş, mis gibi kokan bir pide duruyormuş. Çok aç olmasına rağmen pidenin tamamını yemeye kıyamamış. Sadece küçük bir parça koparıp karnını doyurmuş. Daha sonra ev sahibine durumu açıklayabilmek için içeride beklemeye karar vermiş ve kerevetin altına uzanmış.

Bir süre sonra eve önce bir sıçan, ardından bir tilki ve en son bir ayı gelmiş. Masadaki pidenden biraz yiyip sohbet etmeye başlamışlar. Sıçan, “Sobanın üzerinde sakladığım gümüş çömlek vardır. Onu bulan sahibi olur.” demiş. Bunun üzerine ayı, “Benim de eski kara yolunun kenarında gömülü altınım bulunur. Kim çıkarırsa ona kalır.” diye konuşmuş. Tilki de, “Benim sakladığım büyük bir gümüş parçası vardır. Bulan onu da alabilir.” demiş.

Sabah olunca hayvanlar evden ayrılmış. Kerevetin altında her şeyi duyan Cömert hemen harekete geçmiş. Önce sobanın üzerindeki gümüş çömleği bulmuş. Sonra tarif edilen yerlere giderek altınları ve diğer gümüşleri çıkarmış. Böylece büyük bir servetin sahibi olmuş.

Yoluna devam eden Cömert, günlerden bir gün sık bir ormana ulaşmış. Orada büyük bir ağacın çevresinde çok sayıda ayak izi fark etmiş. Merakına yenik düşerek ağaca tırmanmış ve beklemeye başlamış. Gece olunca ağacın altına yaşlı şifacılar gelmiş. Kendi aralarında padişahın ağır hasta olan kızını konuşuyorlarmış. En yaşlıları, “Eğer padişah büyük sofralar kurup halkı doyurur, yoksullara yardım eder ve ihtiyaç sahiplerini gözetirse kızının hastalığı sona erer.” demiş.

Sabah olunca şifacılar ayrılmış. Cömert de duyduklarını aklında tutarak padişahın yaşadığı şehre gitmiş. Şehre vardığında herkesin padişahın kızının hastalığından söz ettiğini duymuş. Ayrıca kim bu derde çare bulursa padişahın kızını ve tahtını ona vereceğini öğrenmiş.

Doğruca saraya gidip padişahın huzuruna çıkmış. Ona, “Halkınızı doyurun, yoksullara yardım edin ve ihtiyaç sahiplerini koruyun. Kızınız ancak o zaman iyileşecektir.” demiş. Padişah bu öğüde kulak vermiş ve söylenenleri eksiksiz yerine getirmiş. Kısa süre sonra kızı sağlığına kavuşmuş. Bunun üzerine padişah verdiği sözü tutmuş ve kızını da tahtını da Cömert’e vermiş.

Aradan zaman geçtikten sonra Cimri de tesadüfen aynı şehre gelmiş. Eski arkadaşını taht üzerinde görünce büyük şaşkınlık yaşamış. Bu zenginliğin ve başarının sırrını öğrenmek isteyince Cömert başından geçenleri olduğu gibi anlatmış.

Bunu duyan Cimri, aynı şekilde zengin olabileceğini düşünmüş. Hemen gizemli eve gitmiş. Eve girer girmez masadaki pidenin tamamını yemiş ve ardından kerevetin altına saklanmış. Gece olduğunda sıçan, tilki ve ayı eve gelmiş. Masada hiç pide kalmadığını görünce durumdan şüphelenmişler. Ayı, “Burada saklanan biri olmalı.” demiş. Bunun üzerine sıçan etrafı araştırmış ve kerevetin altında gizlenen Cimri’yi bulmuş.

Hayvanlar onu dışarı çıkarmış. Yanındaki bütün eşyaları almışlar ve onu perişan bir hâlde evin önüne bırakmışlar. Cimri büyük bir utanç yaşamış. Açgözlülüğünün ve bencilliğinin kendisine zarar verdiğini sonunda anlamış. O günden sonra cimriliği bırakmaya ve daha paylaşımcı biri olmaya karar vermiş.

Masal da burada sona ermiş. Gökten üç elma düşmüş; biri anlatanın, biri dinleyenin, biri de paylaşmanın ve cömertliğin değerini bilenlerin başına düşmüş.

Masal Perisi

Masal Perisi, çocuklar için eğitici ve özgün içerikler üreten bir masal yazarıdır. Çocukların gelişim süreçlerini destekleyen, etik değerleri aşılayan ve hayal gücünü besleyen masallarıyla, ebeveynlere güvenilir ve kaliteli bir okuma kaynağı sunar.

İlgili Masallar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyicinizi devre dışı bırakarak bize destek olun!