Ormanın kenarında, küçük bir dere ve geniş bir çayır vardı. Bu çayırda birçok hayvan birlikte yaşar, sabahları güneş doğarken selamlaşırdı. Bir gün çayıra yeni bir serçe geldi. Serçe çok hızlı uçtuğu için kendisiyle oldukça gurur duyuyordu.
Serçe çayırın ortasına konup etrafına bakındı ve gururla kanatlarını çırparak, “Ben gökyüzünün en hızlı kuşlarından biriyim, kimse bana yetişemez,” dedi. Çayırdaki hayvanlar onu merakla izledi. Tavşan, sincap ve kirpi birbirlerine bakıp gülümsediler ama hiçbir şey söylemediler. Çünkü hepsi bu serçenin biraz kibirli olduğunu fark etmişti.
Çayırın kenarında yaşayan yaşlı bir kaplumbağa vardı. Kaplumbağa ağır ağır yürür, ama hiçbir zaman başladığı işi yarım bırakmazdı. Serçenin sözlerini duyunca sakin bir sesle, “Hızlı olmak güzeldir ama sabır da çok değerlidir,” dedi. Serçe ise kanatlarını silkerek, “Sabır mı? O kadar yavaş olsam sabırdan başka çarem olmazdı zaten,” diye karşılık verdi.
Bu sözler üzerine diğer hayvanlar biraz üzüldü. Kaplumbağa ise kızmadı ve gülümseyerek, “İstersen küçük bir yarış yapalım, dere kenarındaki büyük ağaca kadar gidelim,” dedi. Serçe hemen kabul etti ve “Bu çok kolay olacak, seni beklemek zorunda kalırım,” diyerek güldü. Hayvanlar yarışın başlayacağı yere toplandı.
Yarış başladığında serçe hızla gökyüzüne yükseldi. Kaplumbağa ise her zamanki gibi ağır ama kararlı adımlarla yürümeye başladı. Serçe kısa sürede ağaca yaklaşmıştı ama geriye baktığında kaplumbağanın çok geride olduğunu gördü. Bunun üzerine serçe bir dala konup kendi kendine, “Biraz dinlensem bile yine kazanırım,” diye düşündü.
Serçe serin gölgede dinlenirken hafif bir rüzgâr esmeye başladı. Rüzgârın sesi ve güneşin sıcaklığı serçeyi iyice rahatlatmıştı. Bir süre sonra serçe farkında olmadan uyuyakaldı. O sırada kaplumbağa sabırla yürümeye devam ediyordu.
Kaplumbağa hiç durmadan ilerledi ve sonunda büyük ağaca ulaştı. Orada toplanan hayvanlar şaşkınlıkla ona baktı. Tavşan sevinçle, “Kaplumbağa kazandı!” diye bağırdı. Bu sesle serçe uyandı ve hızla uçup ağaca geldi ama artık çok geçti.
Serçe biraz utanarak kaplumbağaya baktı ve “Ben çok hızlı olduğumu düşündüm ama sabrın ne kadar önemli olduğunu unuttum,” dedi. Kaplumbağa sakin bir gülümsemeyle, “Her yetenek değerlidir ama kibir insanı yanıltabilir,” diye cevap verdi. Serçe başını sallayarak bu sözleri dikkatle dinledi.
O günden sonra serçe daha alçakgönüllü oldu. Çayırdaki hayvanlarla dostça konuştu ve kimseyi küçümsememeye çalıştı. Kaplumbağa ise her zamanki gibi sabırla yürümeye devam etti.





