Bir zamanlar gökyüzünde yaşayan küçük bir ay vardı.
Adı Minik Ay idi. Minik Ay her akşam yavaşça gökyüzüne çıkar, dünyaya gülümserdi.
Bir akşam Minik Ay, yumuşacık bir bulut gördü.
Bulut pofuduk, beyaz ve çok sakindi.
Minik Ay sordu:
“Merhaba Bulut, nereye gidiyorsun?”
Bulut yavaşça cevap verdi:
“Ben uyuyan çocukların üzerine gidiyorum. Onlara tatlı rüyalar getiriyorum.”
Minik Ay çok sevindi.
“Ben de seninle gelebilir miyim?” dedi.
Bulut gülümsedi.
“Tabii ki. Ama çok sessiz olmalıyız. Çünkü bebekler uykuya dalıyor.”
İkisi birlikte gökyüzünde yavaş yavaş ilerledi.
Aşağıda minik evler vardı.
Evlerin içinde bebekler vardı.
Bazı bebekler gözlerini ovuşturuyordu.
Bazıları ise çoktan battaniyelerine sarılmıştı.
Bulut yumuşacık bir rüzgâr gönderdi.
Minik Ay da ışığını biraz daha yumuşattı.
Bir bebeğin gözleri ağırlaştı.
Sonra bir başkasının…
Bulut fısıldadı:
“İyi geceler minik kalpler.”
Minik Ay da usulca söyledi:
“Tatlı rüyalar.”
Gökyüzü sessizleşti.
Bulut yavaşça süzüldü.
Minik Ay sakince parladı.
Ve bütün bebekler,
yumuşacık rüyaların içinde
derin bir uykuya daldı.
İyi geceler.





