Bir zamanlar yemyeşil bir köyün yakınında, herkesin merak ettiği gizemli bir orman varmış. Bu ormana “Konuşan Ağaçlar Ormanı” denirmiş ama köydeki çocuklar bunun sadece bir efsane olduğunu düşünürmüş. Bir gün, meraklı bir çocuk olan Ali, bu ormanı keşfetmeye karar vermiş. İçinde biraz heyecan, biraz da korku varmış. Ama cesaretini toplayıp ormanın derinliklerine doğru yürümüş.
Ali ormanda ilerlerken ağaçların yapraklarının hışırdadığını duymuş. Bir anda kalın gövdeli yaşlı bir ağaç dile gelmiş ve “Hoş geldin küçük misafir.” demiş. Ali şaşkınlıkla etrafına bakmış ve “Gerçekten konuşabiliyor musunuz?” diye sormuş. Başka bir ağaç da dallarını sallayarak “Evet, biz doğanın sesiyiz.” diye cevap vermiş. Ali hem şaşırmış hem de çok heyecanlanmış.
Ağaçlar Ali’ye insanların doğaya verdiği zararlardan bahsetmiş. “Bazı insanlar bizi kesiyor ve çöplerini toprağa bırakıyor.” demiş genç bir ağaç üzgün bir sesle. Ali başını eğmiş ve “Ben de bazen yere çöp atmıştım.” diye itiraf etmiş. Yaşlı ağaç yumuşak bir sesle “Önemli olan hatanı fark edip düzeltmektir.” demiş. Bu sözler Ali’nin kalbine dokunmuş.
Ali o günden sonra doğayı korumaya söz vermiş. Köyüne döndüğünde arkadaşlarına ormanda yaşadıklarını anlatmış ve “Ağaçlar bizim dostumuz, onları korumalıyız!” demiş. Arkadaşları da ona inanmış ve birlikte çevreyi temizlemeye başlamışlar. Zamanla köy daha temiz ve güzel bir yer olmuş. Ormandaki ağaçlar da rüzgarla fısıldayarak onlara teşekkür etmiş.
Bu masal bize doğayı korumanın ne kadar önemli olduğunu öğretir. Unutma, küçük bir iyilik bile büyük değişimlere yol açabilir.
Daha fazla kısa masal okumak için hemen tıklayınız: Kısa Masallar





