11+ Yaş Masalları7-8 Yaş Masalları9-10 Yaş MasallarıKlasik MasallarPrenses MasallarıUyku MasallarıUzun Masallar

Külkedisi (Sindirella)

Bu masal, çocuğunuza sabır, nezaket ve umudun değerini etkileyici bir dille kazandırır.

Zengin bir adamın eşi ağır bir hastalığa yakalanmıştı. Ölümünün yaklaştığını hissedince kızını yanına çağırdı. Ona sevgiyle bakarak, “Güzel yavrum, her zaman doğru, iyi kalpli ve sabırlı ol. Böyle yaşarsan Tanrı seni korur. Ben de seni uzaktan sevgiyle izlerim.” dedi. Ardından gözlerini kapadı. Genç kız, annesinin bu sözlerini kalbine yazdı. Her gün annesinin mezarına gidiyor, orada sessizce oturup dua ediyor, annesini özlemle anıyordu. Kış geldiğinde mezarın üzeri bembeyaz karla örtüldü. Bahar geldiğinde karlar eridi, güneş toprağı ısıttı. Bir süre sonra babası yeniden evlendi.

Yeni gelen kadın, iki kızıyla birlikte eve taşındı. Bu iki kız ilk bakışta zarif ve bakımlı görünüyordu; ancak iç dünyaları pek de güzel değildi. Kısa süre içinde genç kıza karşı soğuk ve kırıcı davranmaya başladılar. Onun güzel giysilerini alıp yerine eski bir önlük verdiler. Ayağına da kaba takunyalar giydirdiler. Evdeki bütün işleri ona yüklediler. Sabah erkenden kalkıyor, su taşıyor, yemek hazırlıyor, çamaşır yıkıyor, ortalığı topluyordu. Üvey kardeşleri de işini kolaylaştırmak yerine daha da zorlaştırıyordu. Bazen mercimek ve bezelyeleri küllerin içine döküyor, hepsini tek tek ayıklamasını istiyorlardı. Genç kız o kadar yoruluyordu ki çoğu zaman yatağına gitmeye bile fırsat bulamadan ocağın yanında uyuyakalıyordu. Üzeri sık sık küle bulandığı için ona “Külkedisi” demeye başladılar.

Günlerden bir gün babası çarşıya gidecekti. Evden çıkmadan önce üvey kızlarına ne istediklerini sordu. Biri gösterişli elbiseler, diğeri parlak takılar istedi. Sıra Külkedisi’ne gelince o, “Babacığım, dönüş yolunda şapkanıza takılan ilk filizli dalı bana getirir misiniz?” dedi. Babası alışverişini yaptıktan sonra eve dönerken şapkasına bir fındık dalı takıldı. Onu koparıp eve getirdi ve Külkedisi’ne verdi. Kız da bu dalı annesinin mezarının başına dikti. Her gün oraya gidip gözyaşları ve dualarıyla toprağı suladı. Zamanla o küçücük dal büyüdü, güçlü ve güzel bir ağaca dönüştü. Ağacın dallarına da bembeyaz, sevimli bir kuş konmaya başladı. Külkedisi mezarın başına gidip içinden bir dilek geçirdiğinde, bu kuş ona yardımcı oluyordu.

O günlerde kral, sarayda üç gün sürecek büyük bir şenlik düzenledi. Prens artık evlenmek istiyordu ve ülkenin dört bir yanındaki genç kızlar bu kutlamaya davet edilmişti. Bu haber üvey kardeşleri çok heyecanlandırdı. Saatlerce hazırlanmayı konuştular. Saçlarını yaptırmak, en gösterişli kıyafetleri giymek istiyorlardı. Külkedisi’ne de onların saçlarını taramasını, elbiselerini düzeltmesini söylediler. Külkedisi, büyük bir umutla, “Ben de şenliğe gelebilir miyim?” diye sordu. Üvey annesi küçümseyen bir tavırla gülümsedi. “Sen mi? Üzerindeki bu eski giysilerle mi? Ne uygun bir elbisen var ne de güzel ayakkabıların.” dedi. Ardından, sanki izin verecekmiş gibi, “Şu mercimekleri küllerin içinden ayıklarsan belki düşünürüm.” diye ekledi.

Külkedisi bahçeye çıktı. İçli bir sesle dost kuşlara seslendi:

İyileri seçin, bir yana katın,
Kötüleri ayırın, benden uzak tutun.

Bir anda güvercinler ve başka küçük kuşlar etrafına toplandı. Hep birlikte mercimekleri kısa sürede ayıklayıp kaba doldurdular. Külkedisi sevinçle bunu üvey annesine götürdü. Fakat üvey anne yine sözünde durmadı. Bu kez bir kap daha getirip aynı işi yeniden yapmasını istedi. Külkedisi tekrar bahçeye gidip kuşlardan yardım istedi:

İyileri seçin, bir yana katın,
Kötüleri ayırın, benden uzak tutun.

Kuşlar yine yardıma geldi ve işi kısa sürede bitirdiler. Buna rağmen üvey annesi, “Şenliğe gitmen mümkün değil.” dedi. “Senin oraya uygun bir kıyafetin yok.”

Evde herkes şenliğe gidince Külkedisi sessizce annesinin mezarına yürüdü. Fındık ağacının önünde durup içtenlikle şöyle dedi:

Ey güzel ağaç, dalların salınsın,
Üstüme umut ve güzellik yağsın.

O anda beyaz kuş ağacın dalları arasından ona pırıl pırıl bir elbise ile zarif ayakkabılar bıraktı. Külkedisi şaşkınlık ve sevinç içinde bu güzel kıyafetleri giydi, ardından şenliğe doğru yola çıktı. Saraya vardığında herkes dönüp ona baktı. Çünkü gelen genç kız öylesine zarif ve ışıl ışıldı ki onu kimse tanıyamadı. Üvey kardeşleri bile karşılarındaki kişinin Külkedisi olduğunu anlayamadı. Prens onu görür görmez yanına geldi ve ilk dansı onunla yapmak istedi. Gece boyunca neredeyse hep onunla ilgilendi. Külkedisi vakit geç olmadan eve dönmek istedi. Sessizce saraydan ayrıldı ve kimse fark etmeden evine ulaştı.

Ertesi gün şenlik yeniden başladı. Ev halkı yine hazırlanıp gider gitmez Külkedisi annesinin mezarına koştu. Ağacın önünde yine aynı dileğini dile getirdi. Beyaz kuş bu kez ona daha da güzel bir elbise getirdi. Külkedisi saraya gittiğinde herkes bir gün öncekinden bile daha çok hayran kaldı. Prens yine onu görünce hemen yanına geldi. Dans boyunca ondan başka kimseyle ilgilenmedi. Gece olunca Külkedisi hızla bahçeye yönelip eve döndü. Kimse onun ardındaki sırrı çözemedi.

Üçüncü gün geldiğinde şenlik daha da görkemliydi. Külkedisi yine mezarın başına gidip ağaca seslendi:

Ey güzel ağaç, dalların salınsın,
Üstüme umut ve güzellik yağsın.

Bu kez kuş ona çok daha gösterişli bir elbise ve ışıl ışıl parlayan zarif pabuçlar getirdi. Külkedisi bunları giyince adeta masaldan çıkmış gibi görünüyordu. Saraya vardığında herkes ona hayranlıkla baktı. Prens bütün gece boyunca onun yanından ayrılmadı. Fakat gece sonunda Külkedisi yine eve dönmek istedi. Prens bu gizemli genç kızın kim olduğunu öğrenmeyi çok istiyordu. Bu yüzden onun geçtiği merdivenlere yapışkan bir madde sürdürmüştü. Külkedisi aceleyle inerken ayağındaki pabuçlardan biri merdivende kaldı. Genç kız durmadan koşup evine döndü. Prens yerde kalan o zarif pabucu eline aldı. Ertesi sabah, “Bu pabuç kimin ayağına tam uyarsa onunla evleneceğim.” diyerek ev ev dolaşmaya başladı.

Sonunda Külkedisi’nin evine de geldi. Üvey kardeşler bu fırsatı kaçırmak istemedi. Büyük olan hemen pabucu denemeye çalıştı; fakat ayağına tam olmadı. Yine de biraz zorlayarak sığdırmaya uğraştı. Prens ilk anda onu uygun sanıp yanına aldı. Ancak yolda bir yanlışlık olduğunu fark etti. Çünkü kız rahat yürüyemiyor, pabucu ayağında taşıyamıyordu. Böylece bunun doğru kişi olmadığı anlaşıldı ve eve geri dönüldü.

Bu kez küçük kız denedi. O da pabucu ayağına uydurmak için çok uğraştı. Bir anlığına olacak sanıldı ama onun da rahat etmediği belli oldu. Prens dikkatle bakınca bunun da aradığı kişi olmadığını anladı. Bunun üzerine evdekilere, “Başka genç kız yok mu?” diye sordu. Baba biraz çekinerek, “İlk eşimden bir kızım daha var; ama o buralarda görünmez, ev işleriyle uğraşır.” dedi. Prens onu da görmek istedi.

Külkedisi çağrıldı. Genç kız önce elini yüzünü yıkadı, sonra sakin adımlarla prensin yanına geldi. Prens ona pabucu uzattı. Külkedisi pabucu ayağına giydiğinde ayakkabı tam oldu. Sanki yalnızca onun için yapılmış gibiydi. Prens sevinçle, “Aradığım kişi sensin.” dedi. O anda genç kızın yüzündeki zarafet ve nezaket her şeyi anlatıyordu.

Prens, Külkedisi’ni yanına alıp saraya doğru yola çıktı. Yol boyunca fındık ağacının dallarındaki beyaz kuşlar neşeyle ötüyor, sanki bu mutlu anı kutluyordu. Külkedisi’nin sabrı, temiz kalbi ve iyiliği sonunda karşılığını bulmuştu. Saraya vardıklarında hazırlıklar başladı. Çok geçmeden düğün günü geldi. Üvey kardeşler de düğüne katıldı. Başta gösteriş yapmaya çalışsalar da artık herkes gerçek güzelliğin yalnızca dış görünüşte değil, iyi bir yürekte saklı olduğunu anlamıştı.

Külkedisi ile prens mutlu bir yuva kurdu. Külkedisi geçmişte yaşadığı zorluklara rağmen kalbindeki iyiliği kaybetmedi. Üvey annesi ve kardeşleri de zamanla kibirli ve kırıcı davranışlarının kimseye mutluluk getirmediğini anladı. Böylece bu masal, iyiliğin, sabrın ve dürüstlüğün sonunda mutlaka değer gördüğünü anlatan mutlu bir sonla tamamlandı.

Daha fazla klasik masal okumak ister misiniz? Öyleyse hemen tıklayın: Klasik Masallar

Masal Perisi

Masal Perisi, çocuklar için eğitici ve özgün içerikler üreten bir masal yazarıdır. Çocukların gelişim süreçlerini destekleyen, etik değerleri aşılayan ve hayal gücünü besleyen masallarıyla, ebeveynlere güvenilir ve kaliteli bir okuma kaynağı sunar.

İlgili Masallar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyicinizi devre dışı bırakarak bize destek olun!