Her sabah olduğu gibi Elif, sırt çantasını alıp servisi beklemek için kapının önüne çıktı. Hava serindi ama güneş yavaş yavaş kendini gösteriyordu. Kısa süre sonra sarı servis sokağın başında göründü ve her zamanki gibi korna çaldı. Elif heyecanla içeri bindi ve arkadaşlarına gülümseyerek “Günaydın!” dedi. Serviste herkes yerini aldı ve şoför amca aracı hareket ettirdi.
Servis her gün geçtiği caddelerden ilerlerken çocuklar camdan dışarı bakıyor, kimi sohbet ediyor, kimi de uykusunu almaya çalışıyordu. Ancak o gün bir şey farklıydı. Şoför amca aniden daha önce hiç girilmeyen dar bir sokağa saptı. Elif şaşkınlıkla “Biz bu yoldan gitmiyoruz ki!” dedi. Arkadaşları da merakla etrafa bakmaya başladı.
Sokak ilerledikçe evler azaldı, yerini rengârenk ağaçlar ve garip şekilli çiçekler aldı. Kuşlar alışılmadık melodilerle ötüyor, gökyüzü sanki daha parlak görünüyordu. Çocuklardan biri “Burası çok garip ama çok güzel!” dedi. Servisin içi bir anda heyecan ve merakla doldu. Şoför amca ise aynadan gülümseyerek “Bazen farklı yollar en güzel sürprizleri getirir.” dedi.
Bir süre sonra servis, kocaman bir gökkuşağının altından geçti. O anda araç sanki hafifledi ve yavaşça süzülmeye başladı. Elif şaşkınlıkla “Uçuyor muyuz?” diye sordu. Çocuklar hem biraz korkmuş hem de çok heyecanlanmıştı. Dışarı baktıklarında pamuk gibi bulutların arasında ilerlediklerini gördüler.
Bulutların üzerinde küçük bir kasaba vardı. Evler şekerden yapılmış gibiydi, sokaklarda neşeli insanlar dans ediyordu. Servis yavaşça durdu ve kapı açıldı. Şoför amca “İsterseniz biraz keşfedebilirsiniz, ama çok uzaklaşmayın.” dedi. Çocuklar dikkatlice aşağı indi ve etrafı incelemeye başladı.
Elif ve arkadaşları şeker evlerin arasında dolaşırken bir çocuk yanlarına yaklaştı. Gülümseyerek “Hoş geldiniz, burası Hayal Kasabası!” dedi. Elif merakla “Buraya nasıl geldik?” diye sordu. Çocuk “Sadece merak eden ve farklı yolları kabul edenler buraya gelebilir.” dedi. Bu sözler Elif’in çok hoşuna gitti.
Bir süre oyun oynayıp yeni arkadaşlar edindikten sonra servisin kornası duyuldu. Şoför amca “Dönüş zamanı!” diye seslendi. Çocuklar biraz üzülse de servise geri döndüler. Elif son kez arkasına bakarak “Yine gelebilir miyiz?” diye sordu. Şoför amca gülümseyerek “Belki bir gün.” dedi.
Servis tekrar yola koyuldu ve kısa süre sonra her şey normale döndü. Tanıdık sokaklar, binalar ve okul kapısı yeniden karşılarındaydı. Elif arkadaşlarına bakarak “Bu gerçekten oldu mu?” diye sordu. Arkadaşları gülümseyerek başlarını salladı.
O günden sonra Elif ve arkadaşları her sabah servise binerken daha dikkatli bakmaya başladılar. Belki yine farklı bir yol açılır diye umut ettiler. Çünkü artık biliyorlardı ki bazen en güzel maceralar, alışılmışın dışına çıkınca başlar. Ve her yol, küçük bir hayal kurmaya cesaret edenler için yeni bir hikâye saklar.
Daha fazla macera dolu uzun masal okumak için hemen tıklayın: Uzun Masallar





